Biraz kültür biraz sanat biraz aşk biraz meşk dergisi
Deniz gibi aşk gibi ey sevgili gözlerin gibi
Canlı bir organizmadır
Ayda bir nefes alıp verir
DüZenSiz ve asidir
Nisan-Mayıs-Haziran 2009 Sayı 38 Yıl 6


“Haydi bir cinayet planlayıp yeni bir din başlatalım”/ Jim Morrison

 

Bütün anlam, değer ve kurallarıyla 'insanlığın' (bu da ne demekse, kanımca tek tek insanlar, tek tek bu insanların çıkarları ve bu çıkarlar etrafında oluşturdukları gruplar var) çöktüğünü düşünüyorum ben. YAŞLI BÜYÜCÜNÜN MEMELERİ ne süt veriyor ne de zevk. Fena çuvalladık. Merleau-Ponty, pek dikkat çekmese de, ‘aydınlık sandığımız bilincimizin bulanıklık’ olabileceğini söylüyordu. Bana müthiş geliyor bu. Öyleyse matlığımıza dönmemiz gerekiyor parantezi/tarihi/hikayeyi kapatıp.

 

Uluer Aydoğdu

 

 

 

 

 

Bu sayıda:

 

Nihat Behram’ın  www.sol.org.tr adresinden de okuyabileceğiniz Tarihe Güdümlü İmza başlıklı yazısı Ermeni meselesi konusunda kimi kafa karışıklıklarını giderebilecek bir yazı. Mutlaka okuyun derim. 

Geçenlerde University of Louisville'de tarih profesörü olan Justin McCarthy, Orhan Pamuk’u kastederek, onun bu mesele hakkında söylediklerine “sallamış” demiş. İsabet buyurmuş. Tabii herkes sallayabilir. Ya da ‘düşünce özgürlüğü” bağlamında buna kimsenin diyeceği bir şey olamaz. Kabul ederseniz ya da etmezsiniz. Diyeceğim o ki Orhan Pamuk bu konuda uzman olmayıp yalnızca  ‘sallamış’tır, yani düşüncelerini(?) söylemiştir. Hani demokrat, aydın, özgürlükçü olacak/görünecek ya, bir de olur ya Nobel’i falan alırım diye konuşmuştur. Yerseniz. Ben yemeyim, çok yoruldum, bir hayli de terliyim.

Nihat Behram yazısında, bir başka boyutta,  “İmza kampanyacıları ve kumpascıları’nı ciddiye almaya değmez.” diyor. Aynen öyle, ben de Orhan Pamuk’u bu konuda ciddiye almıyorum. Neo-liberal oyunlar bunlar. Al gülüm ver Nobeli! Geçelim.

 

Şiir yapılanmalarının çok ciddi tıkanıklar yaşadığı günümüz şiir ortamında ‘merkezlerle’ hiç işi olmayan Asuman Susam’la kendini kaçırdığı ‘kaçış çizgisi’ boyunca hüzün, aşk, ağrı, içsellik, kanayıp kanayıp pıhtılaşma, dargınlık ve direnme bazlı bir söyleşi yaptık. Keyifle, ilgiyle okunacağını düşünüyorum.

 

Diğer yandan Mehmet Sarsmaz ve Mehmet Sadık Kırımlı’nın Asuman Susam üzerine yazdıkları yazılar da okunmaya değer. Vakit ayırdığınıza değecektir.

 

Hülya Deniz Ünal şiiri gözetlemeyi, sürdürüyor. Şiir Gözetleme Kulesi’nin bu sayıdaki konuğu Özkan Satılmış.

 

M. Mahzun Doğan, Sisli Günler başlığı altında günlüğüne devam ediyor.

 

Romen şair ve yazar Nichita Stanescu’dan iki çeviri şiir var bu sayıda. Çevirileri Baki Yiğit yaptı.

 

Ümit Sarıslan ise ‘keçilik’ üzerine bir mektup yazmış. Eğlenceli olduğu kadar ‘karanın da karası’ bir üslupla yazılmış. Tat alacağınız düşünüyorum.

 

Şiirler:

 

Nihat Behram, Asuman Susam, Levent Özbek, Nesrin G. İnankul, M.Mazhar Alphan, Aslıhan Tüylüoğlu, Gülderen Canyurt, Aydan Yalçın, Salih Gözek, Seda Eriş, Yaprak Ünvar, Nurcan Çelik, Ersan Erçelik, Perihan Baykal, Nefise Karataş, Ahmet Günbaş, İlker İşgören, Murat Koçak, Belgin Günay,  Ümran Ersin, Caner Ocak, Halim Yazıcı ve Koray Feyiz.

 

Güzel günleriniz olsun. ‘Şenbilgi’li ve keyifli.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Etiketler : Nihat Behram, Asuman Susam, Levent Özbek, Nesrin G. İnankul, M.Mazhar Alphan, Aslıhan Tüylüoğlu, Gülderen Canyurt, Aydan

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:

0 yorum yazilmistir
<_script /><_script />