denizsuyukasesi denizsuyukasesi@gmail.com

denizsuyukasesi / Temmuz-Ağustos-Eylül 2009 / Sayı 39

Cuma, Eylül 25, 2009 ·





Biraz kültür biraz sanat biraz aşk biraz meşk dergisi
Deniz gibi aşk gibi ey sevgili gözlerin gibi
Canlı bir organizmadır
Ayda bir nefes alıp verir
DüZenSiz ve asidir
Temmuz-Ağustos-Eylül 2009 Sayı 39 Yıl 6


 

Denizsuyukasesi’nin bir anlamı varsa, o da bağımsızlığını söyleyecek güce sahip olmasıdır ve bu sanıldığından çok daha önemlidir.

 

***

"Ve dinin de olmadığı bir dünya hayal edin."

 

***

“İntihar bombacılarının, Haçlı Seferlerinin”, mezhep kavgalarının, denizfenerleri’nin olmadığı bir dünya hayal edin. Eminim, bundan daha iyi bir dünyada yaşıyor olurduk. Kadınların saçlarının birkaç teli göründüğü ya da pantolon giydiği için kırbaçlanmadığı, “kâfir diye insanların başlarının kesilmediği” bir dünyadan söz ediyorum anlayacağınız. Daha ne?

 

***

Tabii “süreksiz akıl” her yerde: Politikada, sanatta, şiirde… Sözde bizi temsil eden meclisteki ‘vekillerin’ en az yarısının şu ya da bu adi suçtan haklarında dava açılmış olduğu bir ülkede mevcut iktidarı demokrasi havarisi, özgürlükçü gibi gösterme çabasında olan kimi ‘aydınlar’ örneğin. Bunu öyle ya da böyle yiyenler çok, ama ben almayayım, kalsın.

 

***       

Herkes yerleşmiş bir düşünceye, bir ideolojiye, bir inanca oradan tıslayıp duruyor diğerlerine. Yani, sözcüğün tam anlamıyla kabızlık. Lavmana başvurmaktan başka bir çare görünmüyor.

 

***

Demokrasicilik ya da özgürlükçülük oynayanların hallerine gülümseyerek bakıyorum. Bütün düzen verme çabaları ‘karşı entropi’dir, ama entropiyi engellemez. Örneğin evinizi kendi haline bıraksanız da kirlenir düzenli aralıklarla temizleseniz de. 

 

***

“Hepsi anımsanacak; ama herkes mücadele ettiği şeyin büyüklüğü kadar.”

 

***

Tamam, sizin sol’unuz en babası.

 

***

Ve TERMODİNAMİK AÇILIM… Çok yakında.

 

***

 

 

Bu sayıda:

 

Kapakta, Nihat Behram’ın yakında yayımlanacak olan Çıkmak İçin Bu Karanlıktan adlı şiir kitabından Bendini Arayan Şiir’i ile Ahmet Ada’nın Geyik adlı şiiri var.

***

Bu arada, son zamanlarda Ahmet Ada üzerinden yapılan çalıntı şiir tartışmaları hakkında birkaç cümle etmem gerekirse: Ben hâkim değilim. İyi ki değilim. “Hâkim olmaktansa çöpçü olmak” isterim. Hâkimlik yapmak isteyenlere de kuşkusuz bir şey diyemem. Bu nedenle Ahmet Ada’nın şiirini gönül rahatlığıyla yayımlıyorum.

 

 

39. sayının diğer şairleri ise, sırasıyla şu isimlerden oluşuyor: 

 

Nihat Behram, Ahmet Ada, Yüksel Andız, Ümran Ersin, Halil İbrahim Polat,  Ahmet Uysal, Bülent Güldal, İlker İşgören, Müesser Yeniay, Gökhan Arslan, Uluer Aydoğdu, Cavit Işık Yavuz, A.Uğur Olgar, Seda Eriş, Atila Er, Rengin Özesmi, Betül Yazıcı, Belgin Günay, Onur Akyıl ve Hakan Savlı.

 

ABD’li şair Charles Simic’ten iki şiiri var bu sayıda. Çevirileri Baki Yiğit yaptı.

 

M. Mahzun Doğan, Sisli Günler başlığı altında günlüğüne devam ediyor.

 

Ahmet Günbaş, Şiirden Şiire başlığı altında 2009’da yayımlanan üç şiir kitabının tanıtımını yapıyor: İlyas Tunç, Özge Dirik Şiirleri ve Azime Akbaş.

 

Benim (U. Aydoğdu) ise Azınlık-Oluş ya da Şair-Oluş adlı yazım var.  

 

Bir de ŞAİRLERE SORUYORUZ başlığı altında, bu sayıda Betül Yazıcı’ya sorduğumuz bir soru var:

 

“Düşünce denilen şey her zaman birisinin düşüncesidir. Benim düşüncem, senin düşüncen, onun düşüncesi… Düşüncenin yerini buna göre belirleriz. Bu yüzden ‘benim düşünceme göre’ demek zorunda kalırız çoğu zaman. Tam da bu noktada Roland Barthes’ın Romanın Hazırlanışı I’in  (Collège de France Ders Notları, 1978 -1979) 9 Aralık 1978 tarihli oturumunda söz ettiği Zen-anektodu aklıma geliyor. Şöyle: “Şu-şan (X. yy.) bir grup tilmizi karşısında elindeki çubuğu sallayarak şöyle der: Buna çu-pi demeyin, çünkü derseniz bir olumlama yapmış olursunuz; bunun bir çu-pi olduğunu yadsımayın, çünkü yadsırsanız, bir değilleme yapmış olursunuz. Olumlama ve değilleme yapmadan konuşun, konuşun!” Bu doğrultuda ‘bu şiirdir” ya da “bu şiir değildir” demeden, yani ‘olumlama’ ve ‘değilleme’ yapmadan konuşarak şiiri tarif eder misiniz?”

 

Bu soruya yanıt vermek isteyenler yanıtlarını ulueraydogdu@gmail.com adresine gönderebilirler.

 

Güzel günleriniz olsun. ‘Şenbilgi’li ve keyifli.

 

Uluer Aydoğdu

 


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »