denizsuyukasesi denizsuyukasesi@gmail.com

Kült Şair İlhan Berk

Perşembe, August 27, 2009 · Kategori: Edebiyat-Sanat


Kült Şair İlhan Berk


acımasızdır yeryüzü ve gökyüzü/ aldırmaz gözyaşlarınıza/ ama ben yine de ağladım (U. A.)

"Gelin, yukarı gelin çocuklar ben öldüm"

Daha birkaç gün önce şair dostum Hakan Savlı "Geç olmadan, bir an önce gidip İlhan ağabeyi ziyaret etmeliyim" deyince ben de ayaklanmıştım. Ama olmadı, ayaklarımız kült şaire gidemedi.

İzmir'e 2001 yılının Nisan aynında geldiğimde ciddi boyuttaki maddi sıkıntımdan dolayı yaklaşık olarak altı ay kadar sokaklarda yaşadım, parklarda yatıp kalktım. O dönemde sırt çantamdaki birkaç kitaptan biri de Kült Kitap'tı (1). Onla sabahlayıp onla uyandım dersem abartmış olmam. Karşıyaka'nın hemen hemen bütün parkları şahidimdir. Parklardaki kuşlar; dostluk, arkadaşlık ettiğim tinerciler, sarhoşlar, orospular, esrarkeşler şahidimdir. Kült Kitap nelere kadirdir bilemezsiniz.

Yağmurun insanı boğmak için yağdığı bir gece alnımdaki kurak araziye artık kimseler uğramıyor diye hayıflanırken ve bezgin ve yorgunken sonraki birkaç ayı evinde geçireceğim insanla tanışmam kitabın sayesindedir. Karşıyaka Çarşı’da durmuş boğulmayı beklerken karşımda beliren kader daha biraz önce vapurda yan yana otururken merhabalaşıp tanıştığımız Turgut ağabeyimdi (Engin). Elimdeki kitabı merak etmiş ve böylece tanışmıştık. Karşımdaydı:

-Aklım sende kaldı çocuk. Ha bir de şu şairin ismi neydi?
-İlhan Berk.

Daha sonra evinde radyo yayını (kaçak) yaptığımız -bu işlerin uzmanıydı Engin ağabey- gecenin en önemli konuğu elbette Kült Kitap ve İlhan Berk’ti. Alnımdaki kırışıklar kadar derin ve anlamlı, saçlarımdaki aklar kadar beyazdır Kült Kitap’ın bendeki izi.

Georges Dıdı Huberman, Samuel Beckett'ın Quad adlı oyununu incelediği 'Q İçin Quad' adlı harika yazısında (doxa, sayı 6 Temmuz 2008) Gilles Deleuze'nın sorusunu yeniden sorar: "Bir beden ne yapabilir?" Sahi bir beden ne yapabilir? Her şeyi yapabilir. Yer, içer, sevişir, gökyüzüne, denize bakar, ağrır, şiir yazar, aşık olur, yollar kateder, uyur, uyanır, güler, ağlar ve ölür bir beden. Ne yazık ki “şiirin çete reisi” (2) İlhan Berk öldü. Reissiz kaldık. Şimdi kim “oluş” diye emir verecek şiire? Ganimeti getirip kim dağıtacak bize? "Hoşçakal kocayemiş, defne hoşçakal!"

"Ölm mülkümden eksik olsun nesnen" (3) diye haykırsak da her an'a sızmıştır namussuz ve hayatın harika cıvıltısına eşlik eder. Hayatın merkezinde bulunan bu "tehlike bölgesi" ünlü matador Luis Miguel Dominguin'in “ölüm ve kader” tanımında kendini olağanüstü bir şekilde anlatır: "Ölüm arenada cirit atan bir metre kare gibidir. Boğa kendisine doğru gelirken boğa güreşçisi bu alan üzerinde bulunmamalıdır, ancak bu metre karenin nerede olduğunu kimse bilmez. Kuşkusuz kader budur."

Kader budur, ama biz bu sözlerden hareketle şiire bükülmeyi deneyelim hele bir. “Ölüm” nasıl “arenada cirit atan bir metre kare gibi”yse İlhan Berk’in dediği gibi “ŞİİR” de “HER YERDEDİR.” Ancak ölümün tersine şiirle karşılaşmak için hep ‘orda’ olmak gerekir. İlhan Berk hep ordaydı. Bu yüzden şiiri yakaladı, şiire yakalandı.

"Ölüm gelip gözlerinin içine bakıncaya kadar” (4) ‘şiir uğraşı’ içinde olan kült şairin son anında “ey külhanbeyi ölüm, gelişin bu mu senin, ben şiirle yıkandım” dediğinden eminim. Emin olduğum bir başka şey ise eşikteyseniz, bir "eşik cini" olduğuna yemin edebileceğim İlhan Berk şöyle fısıldayacaktır size: İşte geldim, işte gittim. Şen olasın hayat!

Uluer Aydoğdu

1) Kült Kitap (Yazarken/Okurken/Çizerken), İlhan Berk, YKY, İstanbul, 1998.
2) Bir başka yerde (Biliyorum Çölde Konuşuyorum, Patika 59 - Ekim-Kasım-Aralık 2007) Ergin Günçe’ye dair söylediklerimden ödünç alarak.
3) Bu dize kimindi ve tam da böyle miydi, hatırlamıyorum.
4) Cesare Pavesa

(denizsuyukasesi, eylül 2008, sayı 34)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »